Senato’daki Cumhuriyetçiler, CLARITY Act’in yeni bir versiyonunu yayımladı. Tasarı, temel olarak şu soruya odaklanıyor: Bir DeFi platformunu gerçekte kim kontrol ediyor?
Bir kişi veya grup platformun kurallarını değiştirebiliyor, kullanıcıları engelleyebiliyor ya da platformun çalışma biçimine müdahale edebiliyorsa düzenleyici kurumlar bu platformu tarafsız bir yazılım olarak değerlendirmeyecek. Bunun yerine, diğer finansal işletmeler gibi düzenlemelere tabi tutacak.
Tasarı Bir Platformun Gerçekten Merkeziyetsiz Olduğuna Nasıl Karar Veriyor?
Tasarı, bir DeFi protokolünün gerçekten merkeziyetsiz olup olmadığını belirlemek için basit bir test sunuyor. Aşağıdaki koşullardan herhangi biri geçerliyse protokol “merkeziyetsiz olmayan” bir yapı olarak kabul edilecek:
- Bir kişi veya grup protokolün kurallarını ya da çalışma biçimini değiştirebiliyorsa
- Bir kişi veya grup belirli kullanıcıları engelleyebiliyor veya kısıtlayabiliyorsa
- İşlemler tamamen önceden belirlenmiş, sabit ve şeffaf kodlarla gerçekleştirilmiyorsa
Bir protokol bu testi geçemezse ABD’nin iki temel finansal düzenleyici kurumu olan SEC ve CFTC, söz konusu platform için yeni kurallar hazırlayacak. Bu kurallar kayıt yükümlülükleri,, işletmenin nasıl faaliyet göstermesi gerektiğini, hangi bilgileri açıklaması gerektiğini ve hangi kayıtları saklaması gerektiğini kapsayacak.
ABD Hazine Bakanlığı ise mevcut kara para aklamayı önleme kurallarının, protokolü kontrol ettiği belirlenen kişi veya gruplara nasıl uygulanacağına ayrıca karar verecek.
Tasarı, her durumda iki unsuru koruma altına alıyor. Birincisi, yazılımın ve temel blok zincirinin kayıt yaptırması gerekmeyecek. Bu koruma, söz konusu altyapı üzerinde oluşturulan protokol düzenlemeye tabi olsa bile geçerli olacak.
İkincisi, yalnızca bir güvenlik ekibine destek vermek, saldırılara müdahale etmek veya yazılım hatalarını düzeltmek bir protokolü “kontrol etmek” anlamına gelmeyecek. Böylece sistemleri yöneten kişiler olmadan güvenli kalmalarına yardımcı olan gönüllüler ve ve teknik müdahale ekipleri korunacak.
Senato Oylaması Neden Bu Kadar Kritik?
Tasarı, ilerleyebilmek için 15 Eylül’de Senatoda yapılacak usul oylamasından geçmek zorunda. Bunun için 60 oy gerekiyor. Cumhuriyetçilerin 53 sandalyesi bulunduğundan tasarının kabul edilmesi için en az 7 Demokrat senatörün desteğine ihtiyaçları var.
Bu, sıfırdan hazırlanan yeni bir yasa tasarısı değil. Temsilciler Meclisi kendi versiyonunu Temmuz 2025’te 134’e karşı 294 oyla kabul etmişti. Senato Bankacılık Komitesi ise Senato versiyonunu Mayıs 2026’da 9’a karşı 15 oyla onayladı.
Sürecin o tarihten bu yana ilerlememesinin temel nedeni,, iki meclisin nihai metin üzerinde anlaşamaması oldu.
Takvim de oldukça sıkışık. Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçiler,, eylül ayının son iki haftasında yapılması planlanan oturumları iptal etti. Bu nedenle tasarı yakın zamanda Senatodan geçse bile en erken kasım ayının ortalarında Temsilciler Meclisi gündemine gelebilecek.
Senatör Lummis, sürecin önemini açık bir şekilde ifade etti: ABD bu tasarıyı kabul etmeli, aksi takdirde başta Çin olmak üzere diğer ülkelerin yeni nesil finansal teknolojilerin geliştirilmesinde liderliği ele geçirmesini izlemek zorunda kalacak.
Çözülemeyen Konu: Etik Kuralları
Yeni düzenleme DeFi konusuna odaklansa da tasarının bir bölümü neredeyse hiç değişmedi: Kamu görevlilerine uygulanacak etik kuralları.
Bu bölüm uzun süredir müzakerelerin önündeki en önemli anlaşmazlıklardan biri olmaya devam ediyor.
Demokrat Senatör Ruben Gallego, 20 Ağustos’ta yaptığı açıklamada etik kuralları ve diğer anlaşmazlıklar çözülmeden oylamanın hızlandırılmasının ters tepebileceğini söyledi:
“Hızlı bir oylama hızlı bir sonuç getirir, ancak bunun istediğiniz sonuç olduğundan emin değilim.”
Sektör temsilcileri ise tasarıya evet oyu verilmesi için yoğun baskı uyguluyor. Crypto Council for Innovation Başkanı Ji Hun Kim, bu süreci ABD’nin dijital varlıklardaki liderliği açısından kritik bir dönüm noktası olarak tanımladı.
Coinbase CEO’su Brian Armstrong da CNBC’ye yaptığı açıklamada tasarının kabul edilmeye hazır olduğunu söyledi. Armstrong, Coinbase’in önem verdiği temel sorunların çözüldüğünü belirtti. Ancak etik kuralları bölümünde tam olarak hangi değişikliklerin yapıldığına ilişkin ayrıntı vermedi.
Oylama Başarısız Olursa Ne Olacak?
Lummis’e göre oylamanın başarısız olması durumunda benzer bir tasarının kabul edilmesi için bir sonraki gerçek fırsat 2030 yılına kadar ortaya çıkmayabilir.
Lummis, böyle bir gecikmenin kripto şirketlerinin başka ülkelere taşınmasına yol açabileceğini ve bunun sonucunda ABD’nin iş, yatırım ve vergi geliri kaybedebileceğini savunuyor.
Armstrong ise tasarının kabul edilmemesi ihtimaline karşı alternatif bir yol önerdi. Armstrong’a göre yeni bir yasa çıkarılmasa bile SEC ve CFTC, bazı kuralları kendi yetkileri kapsamında hazırlayabilir. Ayrıca inovasyonu desteklemek amacıyla belirli muafiyetler oluşturabilir.

![[object Object]](https://manage.spino.info/wp-content/uploads/2026/09/clarity-act.webp)





